Aylık arşivler: Ağustos 2017

Kredi kartı güvenliği için yapmanız gerekenler!


Kredi kartı dolandırıcılığı kurbanı olmamak için alabileceğiniz çok sayıda önlem var. İşte kredi kartı güvenliği için yapabileceğiniz temel şeyler.

Kredi kartı kullanmak artık bir lüks değil, şüphesiz önemli bir ihtiyaç. Üzerinizde fazla nakit taşımak her zaman daha tehlikeli. Ancak kredi kartını cüzdanınızda taşımak tek başına yeterli değil. Almanız gereken önemli güvenlik önlemleri var. Bu yazımızda kredi kartı kullanırken dikkat edilmesi gereken şeyleri sizler için derledim.

Tavsiye ettiğim önlemler belki size gereksiz veya komik gelebilir. Ancak ufak bir internet aramasıyla insanların başına neler geldiğine ulaşmanız son derece kolay. Siz kendinizi güvenceye alın, bir sorun yaşamanız bile içiniz ferah olsun.

Fiziksel Güvenlik

Belki her zaman duyuyorsunuz ancak bunun şakası yok. Çoğu insanın kredi kartı limiti, aylık düzenli gelirinden daha fazla. Dolayısıyla bir seferlik yanlış kullanım sizi oldukça zor bir duruma sokabilir. İlk kredi kartı başvurusunda bulunduğumda, belirttiğim aylık düzenli gelirimin 3 katı limitli bir kredi kartı yollanmıştı. Bunu önlemek için yapabileceğiniz en önemli şey kredi kartınızın fiziksel güvenliğini sağlamak.

Şifrenizi ve kredi kartınızı asla ama asla bir başkasıyla paylaşmayın. Kredi kartınızı bir yere emanet etmeyin, ortalıkta bırakmayın. Şifrenizi mümkün olduğunca başkalarının göremeyeceği şekilde tuşlayın.

RFID Korumalı Cüzdan

Artık çoğu kredi kartında temassız ödeme özelliği bulunuyor. Bu son derece pratik ve işlevsel bir özellik. Ancak bazı tehlikelere gebe. Cüzdanınızda duran ve güvenliğinden emin olduğunuzun kredi kartınızın yakınına temassız ödeme özelliği bulunan bir POS cihazı yaklaştırılırsa, saniyeler içerisinde istemediğiniz bir harcama yapabilirsiniz. Bunu önlemek için RFID korumalı cüzdan satın alabilirsiniz.

Bu koruma sayesinde kredi kartınız cüzdanınızın içindeyken temassız ödemeye olanak tanıyan sinyale karşılık vermez. Bir çeşit sinyal kesici materyal ile kaplanan bu cüzdanlar hiç pahalı değil. Ayrıca temassız ödeme limitini mümkün olduğunca düşürerek de kendinizi koruyabilirsiniz.

Sanal Kart Kullanımı

İnternet üzerinden alışveriş yaparken kredi kartı kullanmak en pratik yol. Artık kimse havale veya EFT yaparak vakit kaybetmek istemiyor. Ancak bu durum, güvenli olmayan sitelerde kötü sonuçlar doğurabilir. Eğer kötü niyetli bir internet sitesinde alışveriş yapıyorsanız, bilgileriniz kaydedilir ve siz farkında olmadan binlerce liralık bir borcun altına girebilirsiniz.

Bunu önlemenin en pratik yolu ise bir sanal kart oluşturmak. Sanal kart, çalıştığınız bankanın internet sitesinden veya mobil uygulamasından kolayca oluşturulabilir. Limiti siz kontrol edersiniz. Hatta işiniz bittiğinde yani alışverişinizi yaptıktan sonra oluşturduğunuz sanal kartı kapatabilir ve istemeyeceğiniz işlemlerin önüne geçebilirsiniz. Bazı sanal kartları oluştururken, süre sınırı koymak mümkün oluyor.

Örneğin internet üzerinden 99 TL’lik bir harcama yapacaksınız. 100 TL limitli bir sanal kart oluşturup, 1 saat sonra otomatik olarak kapanmasını seçebilirsiniz. Böylece siz alışveriş yaptıktan sonra, alışveriş yaptığınız site tekrar para çekmeyi denerse bunu yapamaz.

Kartınızı İnternet Alışverişlerine Kapatın

Sanal kart kullanmanızı önerdim. Tedbir olarak yapabileceğiniz bir diğer işlem ise, bankanızı arayarak kredi kartınızı internet alışverişlerine ve mail order işlemlerine kapatmanızda büyük yarar var. Eğer ihtiyaç duyarsanız bankanızı arayıp sadece o anlık internet alışverişlerine tekrar açabilirsiniz. Böylece izniniz olmadan kartınızın kullanımını neredeyse imkansız hale getirmiş olursunuz.

Limitleri Düşürün

Evet biliyorum kredi kartı limitinizin yüksek olması size güven veriyor. İşin gerçeği bana da güven veriyor. Ancak kredi kartı ne kadar güven veren bir ödeme aracı olsa da, siz farkına bile varmadan en büyük düşmanınız olabilir. Kredi kartı limitinizi düşürün! Aylık gelirinizden daha yüksek bir limit belirlemek her zaman risk oluşturur.

Emin olun ihtiyacınız olduğunda limitinizi artırmak için bankalar sizden daha istekli davranacak. Unutmayın onların sizin harcama yapmanıza her zaman ihtiyacı var.

Kısa Mesaj (SMS) Bildirimleri

Bankanızı arayarak, belirli bir tutarın üstündeki her harcamada bilgi almak istediğinizi belirtin. Tüm bankaların bu tip hizmetleri mevcut. Benim çalıştığımda bankada 100 TL üzeri her harcamada telefonuma kısa mesaj (SMS) yollanıyor. 2000 TL’yi aşan her harcamada ise banka tarafından aranıyorum.

Başıma gelmedi ancak bu şekilde kredi kartı dolandırıcılığından kurtulan bir arkadaşım oldu. Neden sizin de başınıza gelmesin?

PAYLAŞMA SEÇENEKLERİ

Kredi kartı borcumu ödemezsem ne olur?


Eğer bir kredi kartınız varsa ve borcunuzu ödemezseniz, kredi kartının son ödeme tarihi geldiğinde asgari ödeme tutarını yatırmazsanız bankalar bazı yaptırımlar ile karşınıza çıkar. Bu yazımızda kredi kartı borcunuzu ödemezseniz, sizi nelerin beklediğini anlatacağım.

Asgari (Minimum) Ödeme Tutarı

Yazımıza asgari yani minimum ödeme tutarının ödenmesi süreciyle başlayacağız. Asgari ödeme tutarı, kredi kartı borcunuzun son ödeme tarihine kadar ödemeniz gereken en az tutardır. Eğer bu tutarı ödemezseniz banka gecikme faizini işleme sokar. Asgari ödeme tutarının hesaplanmasında bankadan bankaya farklılık görülmektedir. Kredi kartınızın limiti de asgari ödeme tutarının belirlenmesinde önemlidir. Örneğin 500 TL limitli bir kredi kartında asgari ödeme tutarı %40 olabilir ancak 35.000 TL limitli bir kredi kartında bu oran yıkıcı etkiler doğurmamak adına daha az belirlenebilir.

Minimum ödeme tutarı hesaplama konusunda o ay takip eden taksitleriniz toplamı, taksitsiz alışverişlerinizin ise %25’i olarak hesaplanır. Toplanılan bu rakam o ay ödemeniz gereken en az tutardır.

Kredi kartı borcumu ödemezsem ne olur?

Ülkemizdeki bankaların tamamı bu konuda müşteri odaklı bazı süreleri uzatarak uygulamaktadır. Yani hiçbir banka 2-3 gün gecikme sebebiyle yasal süreci başlatmaz. Ancak bu süreci başlatmadan önce gerek SMS gerekse telefonla arama yolları ile müşterilerini bilgilendirir. Ödemediğiniz kredi kartı ekstresinden sonra bir dönem daha geçerse, artık kredi kartınızın kullanılabilir limiti olsa bile bloke edilir yani kredi kartınızı kullanamazsınız. Her banka için net bir süre vermek mümkün değildir.

Bu süreç 90 gündür. Yani kredi kartı borcunuzu 90 gün boyunca ödemezseniz yasal süreç başlatılır. Ancak 90 güne kadar olan gecikmelerde sadece temerrüt yani gecikme faizi ödersiniz ve kendi bankanızdaki siciliniz etkilenir. 90 günlük süreden sonra ise finansal siciliniz etkilenir ve “kara liste” olarak bilinen tüm bankaların ortak kullandığı listeye dahil edilirsiniz. Kara listeye girerseniz 5 yıl süre ile Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde hiçbir bankadan kredi kartı kullanamaz ve kredi çekemezsiniz. Borcunuzun miktarına ve statünüze göre kara liste diğer ülkelerde de peşinizi bırakmayabilir.

90 günlük sürenin dolmasıyla artık avukatlar devreye girer. Bu dönemde kredi kartı borcunuzu artık ATM’den kredi kartınızla yatırmanız mümkün değildir. Avukatlar aracılığı ile bankayla irtibat kurarsınız veya direkt olarak şubeye gitmeniz gerekir. Banka borcu yapılandırma konusunda çeşitli öneriler sunabilir. Siz de borcunuzu yapılandırarak taksitlerle ödemek istediğinizi belirtebilirsiniz. Avukat masrafları, harç ödemeleri, gecikme faizi ve borcun kendisi olmak üzere tüm kalemler toplanır ve borcunuz yapılandırılır. Bu dönemi avukatlık olmak şeklinde de tanımlayabiliriz.

Yukarıda belirttiğim kara liste uygulaması dışında bir şeyden daha bahsetmekte fayda var. Kredi kartı borcunuzu sürekli geç veya eksik yatırıyorsanız avukatlık olmazsınız veya kara listeye girmezsiniz. Ancak kredi notunuz ciddi anlamda düşüş gösterir. Ülkemizde Findeks kullanarak kredi notu ve risk raporu gibi verilere ulaşmak mümkün. Ve bu veriler kredi çekmek istediğinizde karşısına çıkar. Daha detaylı bilgi için aşağıdaki yazıma bakmanızı öneriyorum.

Findeks nedir ve ne işe yarar?

Şimdi konumuza geri dönelim. Yapılandırılmış borcunuzu ödemezseniz süreç artık çok daha ağırlaşır ve bankanız direk olarak icra takibini başlatır. Bankanın elinde yeterli delil ve belge bulunduğu için yapacağınız itirazlar yasal takibi durduramaz. Ancak İcra Dairesi borcunuzu ödemeniz için 7 günlük bir süre verir. Bu ödemeyi de yapmazsanız haciz süreci başlatılır ve icra memurları ikametgah adresinize gelerek haciz işlemi yapar. Haciz işlemi sadece ev eşyaları ile ilgili olmaz. Varsa arabanız ve maaşınızın belirli bir kısmına da el koyulur.

Kredi kartı borcunu ödemeyince hapse girilir mi?

Yeni İcra İflas Kanunu’na göre şahıslar, para borcundan doğan yükümlülüklerini yerine getirmezse hapse girmez. Bu yasa değişikliğinden önce kişiler para borçları sebebiyle hapse girebiliyordu. Ancak para borcunu ödemeyip, üstüne birde ödemiş gibi belge düzenlemek ve kullanmak gibi durumlarda “kıymetli evrak sahteciliği” gibi suçlar oluşur ve hapis söz konusu olur.

Sonuç itibariyle hemen her bankanın yaptığı uyarıyı yapalım. Aylık düzenli gelirinizi aşacak miktarda kredi kartı kullanmanızı kesinlikle önermiyoruz. Kredi kartı kullanmak, henüz cebinizde olmayan parayı harcamak yani gelecekteki paranızı harcamaktır. Maddi ve manevi çıkarlarınızı korumak amacıyla kredi kartını bilinçli kullanınız.

PAYLAŞMA SEÇENEKLERİ

NASDAQ nedir?


Hepimizin gördüğü adıyla NASDAQ borsasının ne olduğunu bu yazımızda birlikte öğreneceğiz. NASDAQ ne demektir ve NASDAQ ne işe yarar diye merak ediyorsanız doğru yerdesiniz. NASDAQ endeksi aynı zamanda NASDAQ borsası olarak da karşınıza çıkabilir.

Aslında ilk cümlede ipucunu verdik. Hepimizin bildiği adıyla NASDAQ veya açılımı ile National Association of Securities Dealers Automated Quotations bir borsadır. Ancak NASDAQ özel borsadır. Borsa türleri içerisinde özel borsa olarak geçen NASDAQ’ın merkezi ABD’dedir. Tezgah üstü piyasa yani OTC (Over the counter) tipinde özel borsa türüdür. Ancak NASDAQ borsasının tek özelliği bunlarla sınırlı değildir.

1971 yılında New York’da kurulan NASDAQ aynı zamanda ilk elektronik borsa olarak geçmektedir. Yani borsa tarihçesi konusunda ayrı bir öneme sahiptir. NASDAQ bünyesinde genellikle teknoloji ve bilişim şirketi bulunmaktadır. 1970’lerden bu yana teknoloji sektöründe yaşanan gelişmeler bu borsada beklentilerin üstünde işlem hacimlerine sebep olmuş ve büyük bir hızda NASDAQ borsası büyümüştür. Apple, Microsoft, Facebook, Intel ve Google gibi dünya devi şirketler bu borsada bulunmaktadır. Bu sebeple NASDAQ teknoloji borsası olarak da bilinmektedir. Ancak sadece teknoloji şirketi olarak algılanmasın, bu borsa içerisinde sağlık ve otomotiv sektörlerinden de şirketler bulunabilir.

2000’li yıllarda internetin ve teknoloji şirketlerin ön plana çıkmasıyla NASDAQ tarihindeki en yüksek değere ulaşmış, ancak buna rağmen NYSE yani New York Menkul Kıymetler Borsası’nı geçememiş ve ikinci sıraya yerleşmiştir. Dünyanın en büyük borsası halen New York Menkul Kıymetler Borsası’dır.

NASDAQ Endeksi

İlk elektronik borsa olması sebebiyle NASDAQ, borsada işlem yapmak isteyenler için iyi bir başlangıç noktası olabilir. Odak noktasında teknoloji şirketleri olduğu için siyasi ve bürokratik krizlerden minimum seviyede etkilenir. Ayrıca her şey tamamen elektronik ortamda gerçekleştiği için aracı kurum olarak tabir edilen şirketlere de bu borsada en az pay verilmektedir. Ancak işlem yoğunluğu sebebiyle gerçekleşen para akışı oldukça yüksektir. NASDAQ içerisindeki 3200’e yakın şirket bulunmaktadır. NASDAQ içerisindeki şirketlerin tam listesine yazımızın sonundan ulaşabilirsiniz.

NASDAQ borsası ile ilgili dikkat çekmek istediğimiz son detay ise Borsa İstanbul (BİST) ile olan partnerliktir. İMKB’den BİST’e geçişte ihtiyaç duyuran teknolojik altyapı NASDAQ tarafından kurulmuş ve bir çeşit partnerlik söz konusu olmuştur.

Popüler NASDAQ Şirketleri Kısaltmaları

  • AAPL – Apple
  • MSFT – Microsoft
  • FB – Facebook
  • GOOGL – Alphabet (Google)
  • INTC – INTEL
  • YHOO- Yahoo
  • BIDU – Baidu
  • CSCO – Cisco
  • EBAY – eBay
  • EA – Electronic Arts
  • NVDA – NVIDIA
  • QCOM – Qualcomm

Tabi bunlar sadece en popüler şirketler. NASDAQ endeksinde işlem gören 3000’den fazla şirket bulunmaktadır.

PAYLAŞMA SEÇENEKLERİ

Kredi kartı tarihçesi ve Dünyanın ilk kredi kartı


Kredi kartı tarihçesini incelerken dünyanın ilk kredi kartıyla başlayıp, sonrasında ise Türkiye’nin ilk kredi kartından bahsedeceğim. Artık vazgeçilmez olan kredi kartlarının gelişimini bu yazımda bulabilirsiniz.

Bankacılık tarihçesinde önemli bir yere sahip olan kredi kartları günümüz ekonomik ve ticari hayatında son derece önemli bir yere sahiptir. Kredi kartları tıpkı diğer bankacılık ve borsacılık faaliyetleri gibi çok eski tarihlere dayanmaktadır. Yüzlerce yıllık bir geçmişe sahip olan kredi kartlarının aslında ilk etapta sıradan ve işlevsiz kartlar olduğunu biliyor muydunuz? Kredili mal satışı amacıyla içlerinde elektronik çipler olmayan kartlar çok seçkin tüccarların, seçkin müşterilerine verdiği bir ayrıcalıktı. Ancak bugün üniversite öğrencileri bile kredi kartı alabiliyor.

Dünyanın İlk Kredi Kartı

Dünyanın ilk kredi kartı ABD’de bir ihtiyaçtan doğmuştur. Binek ve ticari araç sayısının artışı, beraberinde yakıt tüketimi harcamalarını da artırmıştır. Taşımacılık şirketleri artan yakıt giderlerini daha kolay karşılamak, petrol istasyonları ile daha kolay ticaret yapabilmek adına kredi kartı ihtiyacının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Bu ihtiyaca bağlı olarak 1921 yılında günümüzdeki hala aktif olan Western Union, müşterilerine kredi kartı dağıtmaya başlamıştır. Bu kartlar ile akaryakıt istasyonlarında yakıt almak ve alışveriş yapmak kolaylaşmıştır.

Plastik kart içerisindeki çip ile günümüz teknolojisine en yakın kredi kartı uygulaması ise yine ABD’de  1950’li yıllara dayanmaktadır. Bu kart Diners Club karttır. Saygın bir iş adamı restoranda yemek yemiş, ardından üzerinde nakit parası olmadığını geç fark etmiştir. Bunun üzerine aklına imza atarak ödeme yapma fikrine dayanan kredi kartı gelmiş, daha sonra bu düşüncesini hayata geçirmiştir.

Türkiye’nin İlk Kredi Kartı

Ülkemize kredi kartları ile alışveriş yapma imkanı biraz geç gelmiştir. Tarihi 1968 yılına dayanmaktadır. Koç Holding’in iştiraklerinden Setur A.Ş. Türkiye’deki ilk kredi kartı basma yetkisini alan şirket olmuştur. Türkiye’nin ilk kredi kartı Diners Club olarak karşımıza çıkmaktadır. Sonrasında ise Türk Ekspres Havalık ve Turizm LTD. ŞTİ. “American Express” kartıyla tüketicilerin kullanımına sunulmuştur. Sonrasında tarihler 1975 yılını gösterdiğinde MarterCard, Access ve EuroCard isimli kredi kartları piyasada kendine yer bulmuştur. 1980’li yıllarda birden fazla şubesi olan bankalar günümüz kart sistemine geçmeye başlamış ve Visa kartlar tüketicilere ulaştırılmaya başlamıştır.

Hepimizin hatırlayacağı üzere Türkiye’de kredi kartıyla alışveriş sonrasında EFTPOS cihazlarından çıkan fişler (slip) kredi kartı sahibi tarafından imzalanıyor ve daha sonra bankalar kendi aralarında bu slipleri transfer ederek para alışverişi sağlanıyordu. 1990 yılında Bankalararası Kart Merkezi yani BKM’nin kurulmasından sonra özel ve kamu bankaları kredi kartı uygulamalarında daha yüksek standartlara geçti. Bugün halen kullanımda olan Yapı ve Kredi Bankası’na ait Wordcard ülkemizdeki ilk kredi kartıdır.

Başlıca Kredi Kartı kuruluşları

Dünyada çok sayıda banka ve kredi kartı çeşidi olsa da kredi kartı basma lisans ve yetkisine sahip inisiyatif sahibi az sayıda şirket vardır. Bunlardan iki tanesi ülkemizde oldukça tanıdıktır.

  • Troy (yerli)
  • VISA
  • MASTERCARD
  • AMEX (American Express)
  • JCB
  • DINERS CLUB

Kredi kartı tarihçesi, dünyanın ilk kredi kartı ve Türkiye’nin ilk kredi kartı gibi bilgileri öğrendik. Eğer kredi kartlarının şu an ne durumda olduğunu öğrenmek isterseniz Temassız ödeme yöntemi nedir ve güvenli midir? başlıklı yazıma bakmanızı öneririm.

PAYLAŞMA SEÇENEKLERİ

Emtia nedir? Emtia çeşitleri ve tarihçesi


Borsada emtia kavramı sıkça duyulan terimlerden bir tanesidir. Borsa terimleri içerisinde yer alan emtia iktisat ve borsa içerisinde ayrı ayrı anlamlara sahiptir. Bu yazımızda emtia tarihçesine ve emtia çeşitlerine değineceğiz. Ancak önce emtianın ne olduğunu tanımlamaya çalışalım.

TDK’ya göre emtia sadece “mal” olarak açıklanmıştır. Bu tanımı “ticari mal” şeklinde dönüştürelim. Borsa tarihçesi içerisinde borsada alınıp satılabilen her türlü mala emtia denir. Biraz daha açacak olursak ticari mal, hammadde, ara mamül ve tam mamül olan şeyleri de emtia içerisine dahil edebiliriz. Yani emtia aslında metadır. Alınıp satılabilen şeylere verilen ismi emtia denir. Emtia çeşitleri kısmında ne demek istediğimiz daha net anlaşılacaktır. Emtia tarihçesi kısmında ile gelişim sürecini gözler önüne sereceğiz.

Emtia Çeşitleri Nelerdir?

Emtia için borsada alınıp satılması mümkün olan her türlü mal tanımlamasını yaptık. Peki ama borsada alınıp satılan mallar nelerdir? Hepimizin bildiği ham petrol, altın, gümüş, elmas, bakır ve kömür gibi metalar emtia çeşitleri arasında sayılmaktadır. Sık sık haberlerde duyduğumuz “Ham petrolün fiyatı arttı!” şeklinde başlıklar aslında borsada bir emtia olan petrolün fiyatının yükseldiğini göstermektedir.

Emtia fiyatları iktisadi olarak tüketiciler tarafından belirleniyormuş gibi kabul edilir. Çünkü emtiaların değeri tüketiciler tarafından belirlenir. Örneğin doğalgaza erişimi olmayan bir ülkede kömür, kış mevsimi için oldukça değerli bir emtia haline gelir. Elektronik sanayisi gelişmiş ülkelerde altın ve bakır emtiaları ayrı bir öneme ve değere sahiptir. Çünkü elektronik üretiminde altın ve bakır vazgeçilmezdir. Dolayısıyla bir ülke hakkında fikir sahibi olmak için o ülkenin borsasındaki emtia çeşitlerine ve değerlerine bakmak önemli bir analiz aracıdır.

Emtia Tarihçesi

Günümüzde emtia terimi biraz daha farklı bir alana dolu eğilim göstermektedir. Ancak emtia tarihçesi tarafında durum daha farklıdır. Emtia, borsa tarihçesi içerisinde son derece önemli bir yere sahiptir. Hatta borsanın ortaya çıkışı direkt olarak emtia kavramına bağlıdır. Çünkü tarihteki ilk borsa oluşumlarında emtia ticareti görülmüştü. Tabii o dönemlerde petrol ve altın yerine farklı emtialar kullanılıyordu.

Buğday, şeker, mısır, hayvan derisi hatta canlı hayvan bile tarihteki ilk borsa faaliyetlerine emtia örneği olarak verilebilir. Yani modern borsacılık öncesinde emtialar biraz daha gıda maddeleri etrafında toplanmıştır. 200-300 senelik bir süreçte bu kadar değişime uğrayan emtia kavramı, önümüzdeki 200-300 yıl içerisinde kim bilir hangi yönde değişecek. Önümüzdeki yüzyıllarda meteor taşı, Mars toprağı bile emtia konusu olabilir.

Emtia hakkında yaptığımız açıklamalardan memnun kalmadıysanız ve araştırmanıza devam etmek istiyorsanız emtianın İngilizce karşılığının “commondity” olduğunu belirtelim.

PAYLAŞMA SEÇENEKLERİ