Aylık arşivler: Eylül 2017

Kredi notu nasıl yükseltilir?

Kredi notunu yükseltmek isteyen vatandaşların özellikle bu hususta doğru bir yol izlemeleri hayati önem taşıyor! Bilindiği gibi kredi notları bizlere;

  • Kredi çekme konusunda kolaylık tanır.
  • Bankalar ile ikili ilişkilerin iyi olmasında aktif bir rol oynar.
  • Dünya genelinde sorunsuz bir şekilde bankalar ile çalışabilirsiniz.

Kredi notları, genelde pek çok sebebe bağlı olarak düşebilmektedir. Bu yüzden öncelik olarak hangi etkenlerden sebep notların etkilendiğini bilmek ve ‘Kredi notu nasıl yükseltilir?’ gibi çözümler üretmek en makul tercih olacaktır.

Ülkemizde son yıllarda Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Kredi Kayıt Bürosu (KKB) ve Findeks gibi kuruluşlar ortak çalışarak kredi notunu, vatandaşların finansal durumu için kullanılabilir hale getirdi. Dolayısıyla artık kredi notu yükseltmek son derece önemli. Şayet kredi notu nasıl yükseltilir diye bir soru sormazsanız, krediye en ihtiyaç duyduğunuz anlarda bankaların sırtını çevirdiği biri konumuna gelebilirsiniz.

Kredi Notu Neden Düşer?

Kredi notu çeşitli sebeplere bağlı olarak düşebilmektedir. Bu noktada;

  • Kredi kartlarının düzenli olarak ödenmemesi veya sürekli asgarinin yatırılması
  • Birden fazla bankaya kredi kartı & kredi borçlusu olmak
  • Kredi taksitlerinin aksatılması veya uzun süre ödenmemesi
  • Birisine kefil olmaya bağlı olarak kredi puanı düşüşü

Yaşanabilmektedir. Eğer yukarıda sıralanmış 4 farklı durum söz konusu ise, muhtemelen sizin de kredi puanınızda ciddi bir düşüş durumuyla karşılaşmak muhtemel! Bu gibi durumların üstesinden gelebilmek adına bazı yollar izlemek, 3 ila 6 ay arasında kredi puanınızı tekrardan 1200’e (normal seviye) çekmenizi sağlayabilir.

Kredi Puanı Yükseltme Yolları!

Kredi notu nasıl yükseltilir?’ konusu, günümüzün en sık araştırılan konuları arasında yer almasından dolayı kullanıcıları bu hususta bilgilendirmeyi ihmal etmiyoruz. Bunun için birkaç farklı yol izlemek kısa sürede puanlarınızı toparlamanıza yardımcı olacaktır;

  1. Bankaya olan borçlarınızı minimum seviye değil, orta veya maksimum seviyede gerçekleştirin.
  2. Bankalara olan kredi borçlarınızı düzenli olarak ödemeye başlayın veya tekrardan banka ile iletişim kurarak yapılandırın.
  3. Otomatik ödeme talimatı verin. Ev faturaları veya cep telefonu faturanızı kart sahibi olduğunuz banka ile otomatik ödeme talimatı içerisinde tutabilirsiniz.
  4. Kimseye kefil olmayın.

Bu yolları izlemeniz doğrultusunda 3-6 aylık bir süreç içerisinde bankalar ile olan ikili ilişkileriniz tekrar gözden geçirilecek ve buna istinaden yapılandırma süreçleri aktif edilecektir. Kişinin durumuna göre oluşan bu yapılandırmalar ile beraber artık kredi puanınızda hızla yükseliş amaçlanacak ve dilediğiniz gibi hizmet olanaklarından faydalanabileceksiniz.

Kredi notu öğrenmek ve Findeks hakkında detaylı bilgi almak için Findeks nedir ve ne işe yarar? başlıklı yazımı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

Türkiye’nin en büyük 10 bankası!

20 ve 21. yüzyıllarda en dikkat çeken sektör bankacılık olmuştur. Ülkemiz, bankacılık sektöründe dünya standartlarını belirleyen öncü bankalara sahip. Peki Türkiye’nin en büyük 10 bankası hangisi? İşte bu yazımda bu soruya yanıt vereceğim.

Türkiye’de pek çok vatandaş, daima müşterisine kolaylık sağlayan banka ve kuruluşlar ile çalışabilmek adına kıyaslamalar gerçekleştirmektedir. Bu noktada ise önemli olan faktör, bankaların her tür kolaylığı müşterilerine sağlayabilmesi ve diğer bankalara istinaden kendisini daha çekici kılmasıyla alakalıdır. Bilindiği gibi her yıl Türkiye’nin en büyük 10 bankası seçiliyor. 2017 yılı itibariyle en çok öne çıkan ve sunduğu hizmetlerle göz dolduran bankanın listesini sizlerle buluşturacağız.

Türkiye’nin en büyük 10 bankası listesini tanıtırken, bankalar hususunda da ufak ayrıntıları sizlerle buluşturacağız. Bu noktada herhangi bir ihtiyacınız için en çok hizmet anlayışı sunan bankalar ile çalışabilmek mümkün.

Türkiye’nin en büyük 10 bankası

Halkbank – Devlet bankası olmasından kaynaklı kredi taleplerinizde düşük faiz oranları sunan Halkbank, gördüğü bu ilgi ve alaka ile 2017 yılının en çok imkan tanıyan bankası seçildi!

Türkiye iş Bankası – Bir diğer devlet bankası olan ve sunduğu düşük faizli kredi seçeneklerinin yanı sıra, kredi kartı veya diğer pek çok konuda da müşteri ilişkilerini güçlü tutan İş Bankası, listeye ikinci sıradan giriş yaptı.

Akbank – Özel kuruluşlar arasında en çok göz dolduran ve en köklü bankalardan birisi de Akbank! Gerek kredi olanakları, gerekse bankanın sunmuş olduğu hizmetler ön plana çıkıyor.

Yapı Kredi – Koç grubuna ait olan Yapı Kredi, 50 seneyi aşkın süredir milyonlarca müşterisine hizmet vermektedir. Düşük kredi oranları ve alternatif kredi kartı seçenekleri ile tüketicileri memnun etmeyi ihmal etmiyor.

Vakıf Bank – Bir diğer devlet kuruluşu olan Vakıf Bankası, özellikle tarım ve tüketici kredileri konusunda pek çok kolaylığa imkan tanıyor.

Ziraat Bankası – Emekli ve Öğrenci bankası olarak bilinen Ziraat Bankası, kullanıcılarına sunduğu hizmetlerle günümüzün en çok ilgi gören bankası konumunda!

ING Bank – Henüz yeni bir banka olmasına rağmen kısa sürede ön plana çıkan ING Bank, yakaladığı bu başarısı ile beraber her sene binlerce yeni müşteriyi alanında barındırıyor.

QNB Finansbank – Finansbank, özellikle gücünü Katar kuruluşu QNB ile birleştirdikten sonra müşteri ilişkilerini ve sayısını epey çoğalttı.

Odea Bank – Son dönemlerin çıkış yapan bankası Odea Bank, kısa sürede Türkiye’de 2 milyon müşteri rakamına ulaşmayı başarmıştır.

Garanti Bankası – Garanti, Türkiye’nin en köklü kuruluşları arasında yer almaktadır. 4 milyon aktif müşterisi ile sınıfının en çok tercih edilen bankalarından bir tanesi!

Türkiye’deki tüm bankaların SWIFT ve BIC kodları

Uluslararası para transferi için bankaların SWIFT ve BIC kodlarına ihtiyaç duyarsınız. Bu kodlar olmadan para transferi yapmak çok daha zahmetli, maliyetli ve uzun süre almaktadır. Eğer yurtdışından bir ödeme alacaksanız veya yurt dışına bir ödeme yapacaksanız, bu yazımdaki SWIFT ve BIC kodları kesinlikle işinize yarayacaktır.

Aşağıda, Türkiye’nin en popüler bankalarına ait SWIFT ve BIC kodları yer almaktadır. Eksik olduğunu düşündüğünüz bir banka varsa İletişim sayfasından veya yorum bölümünden yazabilirsiniz.

SWIFT ve BIC kodları, tüm dünya genelinde standart olarak 8 ile 11 karakterden oluşur. Kodlar, bankanın adının uluslararası karşılığını, bulunduğu ülkeyi ve merkez şubesini temsil edecek şekilde oluşturulur.

SWIFT kodunun açılımı Society for Worldwide Interbank Financial Telecommunication şeklindedir. BIC kodunun açılımı ise Bank Identifier Codes şeklindedir. Günümüzde BIC kodu artık yerini SWIFT koduna bırakmaya başlamıştır.

Türkiye’deki bankaların SWIFT / BIC kodları

  1. Akbank SWIFT kodu – AKBKTRIS
  2. Albaraka SWIFT kodu – BTFHTRIS
  3. A Bank SWIFT kodu – ALFBTRIS
  4. Anadolubank SWIFT kodu – ANDLTRIS
  5. Burgan Bank SWIFT kodu – TEKFTRIS
  6. Denizbank SWIFT kodu – DENITRIS
  7. Fibabanka SWIFT kodu – BCOMTRIS
  8. QNB Finansbank SWIFT kodu – FNNBTRIS
  9. Garanti Bankası SWIFT kodu – TGBATRIS
  10. Halk Bank SWIFT kodu – TRHBTR2A
  11. HSBC SWIFT kodu – HSBCTRIX
  12. ING Bank SWIFT kodu – INGBTRIS
  13. Türkiye İş Bankası SWIFT kodu – ISBKTRIS
  14. Kuveyt Türk SWIFT kodu – KTEFTRIS
  15. Odeabank SWIFT kodu – ODEATRIS
  16. Türk Ekonomi Bankası (TEB) SWIFT kodu – TEBUTRIS
  17. Vakıfbank SWIFT kodu – TVBATR2A
  18. Türkiye Finans SWIFT kodu – AFKBTRIS
  19. Yapı Kredi bankası SWIFT kodu – YAPITRISFEX
  20. Ziraat Bankası SWIFT kodu – TCZBTR2A
  21. Aktif Bank SWIFT kodu – CAYTTRIS
  22. Türkiye Kalkınma Bankası SWIFT kodu – TKBNTR2A

Not: Eğer çalıştığınız banka bu listede yer almıyorsa, bankanızı arayarak SWIFT kodunu sorabilirsiniz. Biz bu listede Türkiye’nin en popüler bankalarına yer verdik.

Dolarizasyon (Para ikamesi) nedir?

Bugün, farkında olmadan yaptığımız dolarizasyon yani para ikamesi durumunun ne olduğunu ele alacağım. Ülkemizde sıkça karşımıza çıkan bu durum neden kaynaklanır ve nasıl olur sorularına yanıt bulacağınız bir yazı olacak. Ekonomi öğrencilerinin çok işine yarayacak müthiş bir genel kültür bilgisine hazır mısınız?

Dolarizasyon yani para ikamesi durumu, bir ülkede resmi veya resmi olmayan şekilde o ülkenin milli parasının yerine başka bir ülkenin ulusal parasının kullanılması veya ağırlığının artması durumudur. Üç çeşit dolarizasyon (para ikamesi) durumu vardır. Bunlar sırasıyla resmi dolarizasyon, yarı dolarizasyon ve gayri resmi dolarizasyon şeklindedir. Şimdi sırasıyla alalım, sonra ise ülkemizden örneklerle bu konuyu pekiştirelim.

Not: Dolarizasyon kavramı, sadece dolar kullanılması demek değildir. Bunun en büyük örneği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yaşanan para ikamesi olayıdır. KKTC’de Türk Lirası kullanılır. KKTC Lirası diye o bölgeye özel bir ulusal para yoktur. Dolayısıyla KKTC’de para ikamesi olarak Türk Lirası tercih edilir.

Resmi Dolarizasyon (Resmi Para İkamesi)

Biraz önce verdiğim KKTC ve Türk Lirası örneği bu durumun bize en yakın örneğidir. KKTC, resmi olarak Türk Lirası’nı tanır ve TL’nin kullanılmasını ister. Kendi parasını basmaz.

Bazı ülkeler ciddi ekonomik krizlerde kendi para birimlerini kullanmayı bırakıp, başka bir ülkenin parasını resmen tanır ve tüm ülkeye bunu ilan eder. Bir ülkenin ekonomik açıdan başına gelebilecek en kötü olaylardan biridir. Çünkü milli para adeta değersiz, kağıt parçası haline gelmiştir.

Yarı Resmi Dolarizasyon (Yarı Resmi Para İkamesi)

Az sayıda ülkede hem milli para hem de başka bir ülkenin para birimi resmi olarak tanınır. Yani ülkede her iki para birimi de aktif bir şekilde, yaygın olarak kabul görmüştür. Bu tip bir durumda genelde kamu sektörü ulusal parayı, özel sektör ise yabancı parayı yaygın olarak kullanır. Ancak hiçbiri yasak değildir.

Resmi Olmayan Dolarizasyon (Kısmi Para İkamesi)

İşte bu son durum, ülkemizde en çok karşımıza çıkan dolarize olma durumudur. İthalatı yüksek ülkeler, enflasyon karşısında direnebilmek için, resmi olarak tanınmasa bile döviz cinsi paralara endeksli ticaret yapmaya başlar. Döviz kullanmak yasak değildir, ancak ülkenin yetkilileri resmi olarak yabancı bir parayı kullanmayı da direkt olarak teşvik etmez. Fakat enflasyon dengesizdir ve döviz sıkça tercih edilir. Şimdi buna çarpıcı bir örnek verelim.

Türkiye’yi ele alalım. Ne yazık ki bazı belediyeler, yeni aboneliklerde sayaç parası alır. Su, elektrik veya doğalgaz sayacı için istenen bu rakamlar genelde dolar veya Euro cinsinden istenir. Bu size normal gelebilir. Ancak ulusal paraya hakarettir.

Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre bu ülkenin resmi parası Türk Lirası’dır. Kamu sektörü ve özel sektör TL ile milyarlarca TL hacminde işlem yapar. Ancak bazı kurumlar bu şekilde dövize endeksli iş yapar. Dolayısıyla ortada resmi olmayan bir para ikamesi (dolarizasyon) durumu vardır.

Türkiye’den bir başka örnek ise borç alıp-verme durumunda ortaya çıkar. Vadesi uzun borçlarda Türkiye’de kimse birbirine TL cinsinden borç vermez. Hemen herkes dolar veya Euro ile borç verir. Bunun sebebi ise enflasyon oranlarıdır. Herkes bilir ki uzun vadede TL genelde değer kaybeder, döviz ise değerini korur.

Umarım tüm bu anlattıklarım, kafanızdaki dolarizasyon nedir sorusuna cevap olabilmiştir. Yorumlarınızı bekliyorum.

Türkiye ekonomisi 2017 yılı ikinci çeyrek büyüme oranı

Türkiye’nin 2017 yılı ikinci çeyreğine ait büyüme rakamı açıklandı. Normalde bu tip bir içerik yazmazdım ancak burada değinmek istediğim çok önemli bir konu var. Özellikle öğrenciler için bu yazının okunmasını şiddetle tavsiye ediyorum.

Şimdi öncelikle dünyanın büyük bir bölümünde yıl, 4 eşit parçaya ayrılır. Ve her çeyrekte, bir önceki çeyreğe ait istatistikler açıklanır. Bu ülke ekonomileri için de kurumsal ölçekteki özel şirketler için de genel kabul görmüş bir uygulamadır. Burada ele alacağımız rakamlar, Nisan, Mayıs ve Haziran 2017 aylarındaki Türkiye’nin toplam büyüme oranı olacak. Rakamlar şöyle;

Türkiye ekonomisi 2017 yılı ikinci çeyrekte %5.1 oranında büyümüş. Beklenen rakam ise %5.5 imiş. Ana sektörler arasındaki büyüme dağılımı ise şu şekilde;

  • Tarım sektörü %4.7 büyüdü
  • Sanayi sektörü %6.3 büyüdü
  • İnşaat sektörü %6.8 büyüdü
  • Hizmet sektörü %5.7 büyüdü

Şahsen benim beklediğim rakam ise %15 seviyesindeydi. Ama bu rakamı sevinçle beklemiyordum. Çünkü basında yer alan büyüme oranları aslında gerçek değil. Bunun sebebi ise, yapılan hesaplamalardaki baz yıl ve baz alınan döviz kuru.

Türkiye’de dolarizasyon etkisi son derece büyük. Peki dolarizasyon nedir derseniz, ülke ekonomisinin yabancı para türlerine ciddi şekilde bağlı olması. Türkiye gibi ithalata bağımlı bir ülkede, ithal edilen her malın fiyatı sürekli olarak değişiyor, çünkü döviz yerinde durmuyor. Bu ise beraberinde döviz borcu ve döviz alacağı demek oluyor. Yani şunu demek istiyorum;

Sadece ihracat gelirine bakarsak Türkiye %5.1 büyüdü. Çünkü yurtdışına sattığımız mallar karşılığında ABD Doları ve Euro aldık. Döviz arttığı için satılan mal miktarı değişmese bile ,TL karşılığı daha çok olsa da, aynı miktarda döviz girişi oldu. Dolayısıyla ülkemizin tüccarları daha çok satış yapmadan, ülkeye daha çok para sokmuş oldu. Bunun neresi kötü diyebilirsiniz. İşte cevabı.

Türkiye dışarıya mal sattığından daha çok, dışardan mal alan konumda bir ülke. Petrol, otomobil, tüketici elektroniği, gıda gibi çok sayıda kalemle dışarıya döviz ödüyoruz. Döviz kuru zıpladığı zaman, aynı miktarda mal için daha fazla TL ödüyoruz. Yani aslında hiçbir şey değişmiyor. Türkiye %5.1 dense de, bir önceki dönemin döviz kurunu baz aldığımızda büyümenin olmadığı hatta belki de küçülme yaşandığını görebilirsiniz.

Dövizin yüksek olduğu dönemlerde ülke ekonomisinde yapay bir büyüme görülür. Ancak ithalata bakarsanız, ithalatın da ciddi şekilde artış gösterdiğini görebilirsiniz. Eğer kağıt üzerinde ülke büyümüş görünür, ancak büyümenin etkisini birkaç rakam dışında hiçbir yerde göremezsiniz.

Eğer sınavlarda bu konuyla alakalı bir yorum sorusuyla karşılaşırsanız bu dediklerimi yazabilirsiniz. Ama yorum yerine direkt olarak veri sorulursa bunları söylemeyin. Türkiye 2017 yılının ikinci çeyreğinde %5.1 büyüdü demeniz yeterli.