Bolluk Paradoksu (King Kanunu) nedir?

Mikro iktisat dersinin temel kavramlarından biri olan bolluk paradoksu veya orijinal adıyla King Kanunu (King Yasası) olarak ifade edilen bir konuya burada yer vermek istedim. Esasında gündelik hayatta haber bültenlerinde sıkça karşımıza çıkar ancak teorik temelini bilmekte fayda var.

İstatistik biliminin öncülerinden kabul edilen Gregory King tarafından ortaya atılan bu kanun talebin fiyat esnekliğinin birden küçük olan (ed < 1) tarımsal mallar ile hava koşullarının ilişkisini incelemiştir. Konuya daha detaylı girmeden önce temel varsayımlarımızı (Ceteris Paribus) oluşturalım. Varsayımları anlaşılması en kolaydan en zora göre sıralıyorum:

  1. Tarım ürünlerinin üretim koşulları hava şartlarıyla doğrudan ilişkilidir. Havalar beklendiği gibi tarıma elverişli olursa çiftçi daha çok üretim yapar, havalar kötü giderse çiftçi elinde olmayan sebeplerden dolayı daha az üretim yapar.
  2. Tarımsal malların talebinin fiyat esnekliği birden küçüktür. İnelastik talep, esnek olmayan talebe sahip mallardır. Yani tarımsal mal fiyatlarındaki bir birimlik değişme, miktarlarında bir birimden daha az değişmeye sebep olur. Dolayısıyla tarımsal mallar zorunlu mal olarak kabul edilmektedir. Temel ihtiyaçlar kategorisindeki malların talep esnekliği böyle olur.
  3. Zorunlu mallarda esneklik ve toplam hasılat (TR) ilişkisine göre fiyat artarsa, TR artar, fiyat azalırsa TR azalır.

Geldik dananın kuyruğunun koptuğu yere. Havalar güzel giderse çiftçi çok mutlu olur peki ya tüm çiftçiler? Bir yıl boyunca buğday üretimi için ülkenin en güzel hava koşulları yaşadığını düşünün. Ülkedeki tüm buğday üreticileri alabilecekleri en yüksek verimi ve hasat miktarını almış olsun. Bu senaryoda olacak olan şey, o yıl buğday fiyatlarının düşmesidir. Çünkü piyasadaki buğday miktarı beklenenin çok ötesindedir. Temel talep kanunu bize ne der? Bir şeyin miktarı artarsa, fiyatı düşer. Aslında durumu “İyi hasat kötü fiyat, kötü hasat iyi fiyat” şeklinde özetleyebiliriz.

Talebin fiyat esnekliği

Üç numaraları varsayım bize ne söylüyor? Zorunlu mallarda yani esnekliği birden küçük olan mallarda (ed < 1) fiyat düşerse toplam hasılat azalır. İşte bu durumda çiftçiler daha fazla üretim yapmış olmalarına rağmen ürünlerini istedikleri fiyata değil, çok daha azına satmak zorunda kalacaktır.

Bu fiyat düşüşü çok dramatik olur. Ana haber bültenlerinde hasatlarını denizde döken, çöpe atan çiftçiler görürüz. İşte aslında günlük hayatta karşımıza çokça çıkan King Kanunu (Yasası) veya diğer adıyla bolluk paradoksu kavramının teorik temeli budur. Eğer havalar iyi gitmeseydi ve çiftçiler daha az üretim yapsalardı, temel talep kanunu gereği piyasadaki buğday miktarı az olacağından, buğday fiyatları artacak ve çiftçiler aynı hatta daha yüksek gelir elde edebileceklerdi.

“Bunun neresi paradoks?” diye soracak olursanız, aslında paradoks mikro iktisat ile makro iktisat arasındadır. Mikro iktisat sadece bir çiftçiyi incelerken, makro iktisat ülkedeki tüm çiftçileri ele alır. Dolayısıyla bir çiftçi için iyi görünen senaryo, aslında ülke genelindeki tüm çiftçiler için hiç iyi değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir