Dolar nasıl düşer? Doların düşmesi için yapılması gerekenler


Daha önce “dolar neden yükselir” başlıklı bir yazımda döviz kuru ve özellikle doların yükselme sebeplerine detaylıca yer vermiştim. Şimdi ise özellikle konjonktürel durumu dikkate alarak dolar nasıl düşer, döviz kuru nasıl eski haline döner ve doların düşmesi için yapılması gerekenler temalı bir yazıyla bu konu hakkındaki tüm soru işaretlerini gidermek istiyorum.

Uzun bir aradan sonra tekrar bloguma yazı yazmak gerçekten oldukça mutluluk verici. Neredeyse son bir yıldır yoğun ders çalışma modundayım. Umarım aklınızdaki soru işaretlerini giderebileceğiniz bir yazı olur. Şimdi başlayalım.

Bildiğiniz gibi 2015 yılından bu yana ülkemizde döviz kuru dikkat çeken bir yükselme trendinde. Özellikle doların düşmesi için büyük bir talep var. Yaşanan son gelişmeler ile birlikte artık kritik kabul edilebilecek seviyelere kadar yükseldiğini söyleyebiliriz. Mayıs 2018 itibariyle neredeyse her geçen gün dolar kendi rekorunu kırıyor. Türk Lirası (₺) Dolar ($) karşısında değer kaybediyor. Bu yükselişin ve TL’nin değer kaybetmesinin oldukça temel sebepleri var. Her zaman olduğu gibi ben konuyu sadece akademik açıdan ele alacağım. Temel dayanak noktamız sadece bir tane. O ise ülkeye doların girmesi gerek. Peki ama nasıl? Bir ülkedeki dolar miktarı nasıl artar?

Yine detaylara girmeden temel arz-talep denkleminden kısaca bahsedelim. Doların düşmesi için ve düşük seviyede kalması için ihtiyacımız olan tek şey, ülkedeki doların bollaşması, insanların satın almak isteyeceğinden daha fazla doların ülkemizde bulunması gerekiyor. Talep kanunu der ki, bir şey ne kadar bol olursa o kadar ucuzlar.

Ülkedeki dolar miktarı nasıl artar?

Talep kanundan hareketle yapılması gereken en önemli şey, ülkedeki dolar miktarını arttırmak ve bu sayede doların düşmesini sağlamak olduğunu biraz önce belirttim. Peki ama bir ülkedeki dolar miktarı nasıl artar? Ülkeye dolar başta olmak üzere, dövizin girmesi nasıl sağlanır? Ana başlıklar halinde bir ülkedeki dolar miktarını arttırmak için neler yapılması gerektiğini sıraladım. Şimdi hepsine detaylı olarak bakalım.

  • Siyasi istikrar
  • Dış ticaret fazlası (İhracat > İthalat)
  • Döviz rezervi satmak
  • Yabancı yatırım
  • Turizm
  • Dış borç almak

Dolar nasıl düşer? – Siyasi istikrar ilişkisi

Aslında başlıktan da anlaşılabileceği üzere bu son derece basit bir konu. Eğer ülkede siyasi istikrar ve denge hem ülke içine hem de dışarıya güven vermez ise sadece döviz piyasası değil tüm ticari faaliyetler optimum noktada olmaz. Ülke, potansiyelinin altında bir seviyede kalır. Son yıllarda sıkça yapılan seçimler ve erken seçim kararları da döviz piyasası tarafından hoş karşılanmaz.

Seçim ekonomisi olarak tanımlanan bir harcama türü var. Seçimler ülkeler için oldukça maliyetlidir. Benzetmek gerekirse seçim dönemlerinde hükumetler kesenin ağzını açar. Kamu harcamalarını arttırır. Kamu harcamaların artması ülkede parasal bir genişleme anlamına gelir. Parasal genişleme ise ülkede dolaşımdaki yerli para miktarını artırır. Ve bu dolaylı olarak yerli para biriminin dolar karşısındaki değerini düşürme yönünde baskı yapar.

Dolar nasıl düşer? – Dış ticaret ilişkisi

Ülkemizin kanayan yarası olan dış ticaret açığı aslında doların yükselmesinin en önemli sebebi. Hesap oldukça basit. Dışarıya satılan mal miktarı yani ihracat, dışarıdan alınan mal miktarından yani ithalattan fazla olursa, ülkendeki yabancı para miktarı artar, yerli para yabancı para karşısında değer kazanır ve dolar kuru düşer.

Ülkemizde ise 1948 yılından bu yana sürekli olarak dış ticaret açığı verilmekte. Yani her yıl ithalatımız, ihracatımızdan daha fazla olmakta. En basit anlatımla bu şu demek, dışarıya 10 Dolar değerinde mal satarken, her yıl dışarıdan 10 Dolardan daha fazla mal alıyoruz. Dolayısıyla ülke içerisinde dolar kalmıyor, birikmiyor. Dolar kıtlaşıyor ve dolar kuru yükseliyor.

Katma değerli üretim, ithalata bağlı olmayan üretim ve dış piyasaya yönelik üretim buradaki sihirli kelimelerimiz.

Dolar nasıl düşer? – Döviz rezervi satmak

Popülist bir söylem olarak sürekli karşımıza çıkar. “Merkez Bankası dolar satsın!” veya “Merkez Bankası kasasında tonlarca dolar var!”. Ancak bu dışarıdan bakıldığı kadar basit bir konu değil. Evet ülkelerin merkez bankaları yerli para birimi dışında Dolar ve Euro gibi dövizleri ve altın gibi değerli madenleri rezerv olarak tutar. Ancak rezerv saklama uygulaması, doların her an ekonomiye dahil edilebileceği anlamına gelmez.

Merkez bankalarının piyasaya döviz sürmesi ve piyasadaki dolar miktarını arttırması elbette mümkündür. Ancak bu asla sürdürülebilir bir yöntem değildir. Çünkü rezerv şeklinde tutulan paraların bir kısmı zorunlu karşılık oranları, bir kısmı özel fonlar şeklinde kategorize edilmiştir. Bu daha çok ufak çapta müdahaleler ve açık piyasa işlemleri (APİ) için veya bankalar arası dengeyi sağlamak için kullanılır.

Dolar nasıl düşer? – Yatırım ilişkisi

Yatırım harcamaları, bir ekonomideki en istikrarsız ve en dengesiz harcama kalemidir. Doların düşmesi için ihtiyaç duyulan şey, yabancı yatırımın ülkeye getirilmesidir. Ancak bu düşünüldüğü kadar kolay değildir. Büyük yatırımları ülkeye çekmek, faiz oranından tutun ülkenin yönetim biçimine kadar çok sayıda değişkenden etkilenir.

Bir hocamız yatırımcıyı “ürkek kedi” olarak tanımlamıştı. Yani yatırımcıyı ülkeye çekmek sanıldığından çok daha zor. Vergi politikaları, diğer ülkelerin faiz oranları, istihdam ve üretim sübvansiyonları ile sektörel istisnalar burada oldukça önemli bir rol oynuyor.

Buna ek olarak yapılan yatırımın türü de son derece önemli. Yabancı kaynaklı her yatırım, aslında ülkeye fayda sağlamıyor. Basit bir ayrım olan Green Field Invesment – Brown Field Invesment kavramları bile yapılan yatırımın etkin olup olmamasını belirliyor.

Dolar nasıl düşer? – Turizm ilişkisi

“Bacasız sanayi” benzetmesini mutlaka duymuşsunuzdur. Turizm, çoğu sektörden çok daha fazla döviz akışı sağlıyor. Yani ülkeye dışarıdan döviz girmesine ve dövizin bollaşmasına sebep oluyor. Bu konuda 2015 verileriyle yapılan dikkat çekici bir çalışma var. 2015 yılında ülkemize gelen turistlerin ekonomimize katkısı Koç Holding’in piyasa değerinin tam 3.5 katı kadar. Koç Holding örneğini vermemin sebebi ise ülkenin en değerli özel şirketi olması.

Ancak turizm sektörünün gelişmesi de başta siyasi olmak üzere çok fazla etkene göre değişkenlik gösteriyor.

Dolar nasıl düşer? – Dış borç ilişkisi

Ülkeler dış borç kaynakları ile ciddi miktarda dövizi piyasaya kazandırabilir. Ancak bu tıpkı merkez bankasının rezervlerini satarak dolar kurunu düşürmeye çalışması kadar yanlış bilinen ve yanlış yorumlanan bir konu. Dış borçlar kısa vadeli olarak bütçe açıklarını kapatmak veya uzun vadeli programlar olarak alınır.

Burada “ülkelerin dostlukları olmaz, çıkarları olur” sözünden faydalanmak istiyorum. Ülkeler ve finansal kuruluşlar, borç isteyen ülkelere kredi sağlarken, bunu genellikle “bağlı kredi” şeklinde verirler. Düşük faizli olarak teklif edilen krediler çekici gelir ancak kredi şartları alınan kredinin bir kısmını işlevsiz hale getirir. Örneğin Japonya düşük faizli kredi vererek ülkeye dolar girişi sağlamayı kabul eder. Ancak şartı şu olur, “sana bu krediyi vereceğim ancak sen de artık daha fazla Toyota ve Toshiba ürünlerini ithal edeceksin”. Borç veren ülkeler bu sayede verdikleri krediyle aslında kendi ülkelerini de destekler.

Dolar düşmezse ne olur?

Dolar kurunun düşmesi için elimizden geleni yaptık. Ancak olmadı doları düşüremedik. Peki şimdi ne olacak? Kısa kısa bunlardan da bahsederek yazının sonlarına yaklaşalım.

1.Dışa kapanma : Ticari faaliyetlerin gelişerek devam etmesi için ülkelerin dışa açılmaları gerekir. Ancak dolar kurunun uzun vadeli olarak yüksek seviyelerde kalması, ülkenin ithalatını azaltır. Dolayısıyla temel ihtiyaçlar dışında yabancı malların ülkeye girişi zorlaşır. Ürün ve hizmet çeşitliliği azalır. Uzun vadede ülke vatandaşlarının refahı için bu istenmeyen bir durumdur.

2. İhracat gelirlerinde nominal artış : Dolar kurunun yükselmesi aslında ihracatı arttırır. Çünkü ülke içerisinde üretilen mallar, yerli paranın değer kaybetmesiyle birlikte yurtdışında ucuzlar. Dolayısıyla ülkenin ithalata bağlı olmayan yerli üretim malları yurtdışında daha cazip hale gelir.

Ancak bu durum sadece %100 yerli ürünlerde karşımıza çıkar. İthalata bağlı ihracat yapılan sektörler döviz kurundan doğrudan etkilenir. Örneğin buzdolabı üreten yerli bir beyaz eşya üreticisi, ürettiği buzdolabının motorunu yurtdışından ithal ediyor ve öyle satıyorsa, ithalata bağlı ihracat yaptığı için dolar kurunun düşmemesi bu tip üreticileri olumsuz yönde etkiler. Yani bir yanılsama ortaya çıkar. Yanılsama dememin sebebi ise şu, yaşanan bu ihracat artışı, açığı kapatmak için yeterli olmayacaktır.

3. Enflasyon : Fiyatlar genel seviyesinin yükselmesi olarak tanımlanan enflasyon olgusuna biz zaten oldukça alışığız. Dolar kurunun yüksek kalması, ülkedeki diğer tüm parametreler düzgün olsa bile enflasyonist bir baskı yaratır. Çünkü sürekli olarak daha fazla yerli para kullanmaya zorlar. Döviz kurunun artması, ürün ve hizmet fiyatlarına zam olarak yansır. Bollaşan yerli para bu şekilde daha fazla değer kaybeder.

Özet olarak

  • Bir ülkedeki dolar kurunun düşmesi için, o ülkede bol miktar dolar bulunması gerekir.
  • Bahsedilen bu bolluk, ülkede talep edilen dolardan daha fazla dolar olması şeklinde sınırlandırılabilir.
  • Doları sadece FED ürettiği için ABD dışındaki ülkeler dolar elde etmek istiyor ise yapabileceği hamleler aslında oldukça temel düzeyde.
  • İhracat, turizm gelirleri, yabancı yatırımcıların ilgisini çekmek direkt olarak dolar kurunu düşürebilecek şeylerin başında geliyor.
  • Siyasi istikrar ise dolaylı yoldan başta dolar olmak üzere tüm yabancı para piyasasını etkiliyor.
PAYLAŞMA SEÇENEKLERİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir