Dolarizasyon (Para ikamesi) nedir?

1
1781

Bugün, farkında olmadan yaptığımız dolarizasyon yani para ikamesi durumunun ne olduğunu ele alacağım. Ülkemizde sıkça karşımıza çıkan bu durum neden kaynaklanır ve nasıl olur sorularına yanıt bulacağınız bir yazı olacak. Ekonomi öğrencilerinin çok işine yarayacak müthiş bir genel kültür bilgisine hazır mısınız?

Dolarizasyon yani para ikamesi durumu, bir ülkede resmi veya resmi olmayan şekilde o ülkenin milli parasının yerine başka bir ülkenin ulusal parasının kullanılması veya ağırlığının artması durumudur. Üç çeşit dolarizasyon (para ikamesi) durumu vardır. Bunlar sırasıyla resmi dolarizasyon, yarı dolarizasyon ve gayri resmi dolarizasyon şeklindedir. Şimdi sırasıyla alalım, sonra ise ülkemizden örneklerle bu konuyu pekiştirelim.

Not: Dolarizasyon kavramı, sadece dolar kullanılması demek değildir. Bunun en büyük örneği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında yaşanan para ikamesi olayıdır. KKTC’de Türk Lirası kullanılır. KKTC Lirası diye o bölgeye özel bir ulusal para yoktur. Dolayısıyla KKTC’de para ikamesi olarak Türk Lirası tercih edilir.

Resmi Dolarizasyon (Resmi Para İkamesi)

Biraz önce verdiğim KKTC ve Türk Lirası örneği bu durumun bize en yakın örneğidir. KKTC, resmi olarak Türk Lirası’nı tanır ve TL’nin kullanılmasını ister. Kendi parasını basmaz.

Bazı ülkeler ciddi ekonomik krizlerde kendi para birimlerini kullanmayı bırakıp, başka bir ülkenin parasını resmen tanır ve tüm ülkeye bunu ilan eder. Bir ülkenin ekonomik açıdan başına gelebilecek en kötü olaylardan biridir. Çünkü milli para adeta değersiz, kağıt parçası haline gelmiştir.

Yarı Resmi Dolarizasyon (Yarı Resmi Para İkamesi)

Az sayıda ülkede hem milli para hem de başka bir ülkenin para birimi resmi olarak tanınır. Yani ülkede her iki para birimi de aktif bir şekilde, yaygın olarak kabul görmüştür. Bu tip bir durumda genelde kamu sektörü ulusal parayı, özel sektör ise yabancı parayı yaygın olarak kullanır. Ancak hiçbiri yasak değildir.

Resmi Olmayan Dolarizasyon (Kısmi Para İkamesi)

İşte bu son durum, ülkemizde en çok karşımıza çıkan dolarize olma durumudur. İthalatı yüksek ülkeler, enflasyon karşısında direnebilmek için, resmi olarak tanınmasa bile döviz cinsi paralara endeksli ticaret yapmaya başlar. Döviz kullanmak yasak değildir, ancak ülkenin yetkilileri resmi olarak yabancı bir parayı kullanmayı da direkt olarak teşvik etmez. Fakat enflasyon dengesizdir ve döviz sıkça tercih edilir. Şimdi buna çarpıcı bir örnek verelim.

Türkiye’yi ele alalım. Ne yazık ki bazı belediyeler, yeni aboneliklerde sayaç parası alır. Su, elektrik veya doğalgaz sayacı için istenen bu rakamlar genelde dolar veya Euro cinsinden istenir. Bu size normal gelebilir. Ancak ulusal paraya hakarettir.

Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre bu ülkenin resmi parası Türk Lirası’dır. Kamu sektörü ve özel sektör TL ile milyarlarca TL hacminde işlem yapar. Ancak bazı kurumlar bu şekilde dövize endeksli iş yapar. Dolayısıyla ortada resmi olmayan bir para ikamesi (dolarizasyon) durumu vardır.

Türkiye’den bir başka örnek ise borç alıp-verme durumunda ortaya çıkar. Vadesi uzun borçlarda Türkiye’de kimse birbirine TL cinsinden borç vermez. Hemen herkes dolar veya Euro ile borç verir. Bunun sebebi ise enflasyon oranlarıdır. Herkes bilir ki uzun vadede TL genelde değer kaybeder, döviz ise değerini korur.

Umarım tüm bu anlattıklarım, kafanızdaki dolarizasyon nedir sorusuna cevap olabilmiştir. Yorumlarınızı bekliyorum.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here