Heckscher Ohlin Teorisi (Modeli) nedir?

1
278

Uluslararası iktisat derslerinin vazgeçilmezi olan Faktör Donatımı nam-ı diğer Heckscher Ohlin Teorisi son derece önemli bir konudur. Şimdi gelin Heckscher Ohlin Modeli nedir ne değildir hep birlikte üstünden geçelim.

Klasik Karşılaştırmalı Üstünlükler Teorisi ne der? Yurtiçi üretim maliyetleri farklı ise, ülkeler birbirleri arasında karlı bir şekilde dış ticaret yapabilir. Ancak bu son derece yüzeysel bir yaklaşımdır. Bu eksikliği gidermek için İsveçli ekonomist Eli Heckscher, Faktör Donatımı Teorisi’ni ortaya atmıştır. Sonrasında ise Heckscher’in öğrencisi Bertil Ohlin bu teoriyi tekrar ele almış ve yeni kazanımlar eklemiştir. Zaman içerisinde ise bu çalışmalar Heckscher-Ohlin Teorisi ismiyle literatürde kendine yer bulmayı başarmıştır.

Bu yazım, Uluslararası İktisat dersi olan öğrenciler için son derece faydalı olacak. Özellikle sınavlarda çıkabilecek şekilde yazmaya gayret ettim. Bunun dışında uluslararası ticarete ilgili biriyseniz de son derece faydasını göreceğinize eminim.

Heckscher Ohlin Teorisi nedir?

Ülkeler, hangi üretim faktörüne daha yoğun olarak sahipse, üretimi o faktöre dayanan mallarda karşılaştırmalı üstünlük elde eder ve o alanda uzmanlaşır. Uluslararası İktisat derslerine göre emek ve sermaye olmak üzere iki faktörden bahsedilir. Yani temel tez şudur, bir ülke emek faktörüne yoğun olarak sahipse, üretiminde emek gereken mallarda daha üstündür. Tersi şekilde ülke sermaye faktörüne yoğun olarak sahipse, üretiminse ağırlıklı olarak sermaye gerektiren mallarda uzmanlaşır.

Bir örnekle bu konuyu pekiştirelim. Ele aldığımız ülkeler sırasıyla Türkiye ve İngiltere olsun. Türkiye, emek yoğun, İngiltere ise sermaye yoğun ülke olsun. Emek yoğun sektör tekstil, sermaye yoğun sektör ise otomobil olsun. Heckscher-Ohlin teorisini göre Türkiye tekstilde uzmanlaşmalı ve İngiltere’ye tekstil ürünleri ihraç etmelidir. İngiltere ise otomobilde uzmanlaşmalı ve Türkiye’ye otomobil satmalıdır.

Heckscher-Ohlin Teorisinin temel varsayımları

Bu teorinin iki temel varsayımı vardır. Teoriye anlam katan bu varsayımlardır. İlk iki varsayım teorinin temel dayanak noktası olup, diğer maddeler, teorinin destekleyici varsayımlarıdır.

1- Ülkeler, faktör donatımları (emek yoğun sektörler, sermaye yoğun sektörler) yönünden birbirlerinden farklıdır. Eğer ele alınacak model iki ülkeden oluşuyorsa, biri emek faktörünce yoğun, diğer ülke ise sermaye faktörü bakımından daha zengindir.

2- Modelde dikkate alınacak mallar üretim faktörleri bakımından farklılık göstermektedir. Biraz önceki örnekte tekstil emek yoğun, otomobil sermaye yoğun şeklinde düşünebilirsiniz.

3- Mallar, her ülkede aynı faktör yoğunluğuyla üretiliyor gibi kabul edilir. Yani bir ülke otomobili sermaye yoğun şekilde üretiyorsa, bir başka ülke otomobili emek yoğun şekilde üretemez. Yani üretimi için gerekli bilgi birikimiyle teknoloji (know-how) her ülkede aynı kabul edilir.

4- Üretimde ölçeğe göre sabit verim koşulları geçerli kabul edilir. Ölçeğe göre artan veya azalan verim söz konusu değildir.

5- Üretilen mallara olan talep ve talep alışkanlıkları birbirinin benzeri olmalıdır. Talepteki farklılıkların maliyeti etkileme gibi bir durumu söz konusu olamaz.

Heckscher Ohlin Teorisinden çıkan diğer teoremler

Heckscher Ohlin teorisini öğrendik, inceledik peki bundan sonra ne oluyor derseniz eğer, bu teoriden çıkan bazı diğer teoremler vardır. Bu teoriden sonra gelen bazı iktisatçıların çalışmaları Heckscher Ohlin teorisine dayanmaktadır. Peki bunlar hangileridir derseniz şu şekilde sıralayabilirim.

  • Faktör Donatımı Teoremi
  • Uluslararası Faktör Fiyatları Eşitliği Teoremi
  • Stolper-Samuelson Gelir Dağtımı Teoremi
  • Rybczynski Teoremi

Eğer bu bilgiler yeterli gelmediyse yorumlar bölümüne yazarak merak ettiğiniz konuları sorabilirsiniz. Belki de bir sonraki yazımı sizin yorumunuzu dikkate alarak yazarım kim bilir.

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here