İktisat okullarından Fizyokratlar ve Fizyokrasi nedir?

0
82

İktisat okullarından en eskisi olan fizyokrasi 18.yy ortalarında Fransa’da ortaya çıkan iktisat ekolüne verilen isim Fizyokratlar olarak bilinmektedir. Öncülüğünü François Quesney ve Anne Robert Jacques Turgot gibi önemli düşünürler tarafından ortaya atılmış bir kavramdır. Gelir ve servetin tek kaynağının tarım olduğuna inanan bu düşünce, üretim faaliyeti ile beraber kişilerin daha fazla gelir elde etmesine ve güç kazanmasına olanak tanımaktadır.

Fizyokratlara göre gücün ve servetin tek kaynağı toprak ve toprağa bağlı üretimler yani tarımdır. Fizyokrasi altınla, parayla veya sanayi ile uğraşmaz. Mantığı son derece basittir. Güç insandan gelir. İnsan topraktan beslenir. İnsan sayısı ve toprak miktarı ne kadar fazla olursa, bir ülke o kadar güçlüdür der.

Tarımın bu özelliği ile beraber Fizyokratlar sanayi ve ticaret alanında verimsizlik olan, kullanıma dahil edilmiş daha fazla ürünün sağlanmadığına ilişkin bilimsel açıklamalar yapmıştır. Ayrıca Merkantilizm ile benzer düşünceler içerisinde olsa da, çelişkisinin daha yoğun olduğu da bilinmektedir. Merkantilistler milli servetin en önemli kaynağının ticaret ve altın birikimi olduğunu düşünmektedir. Fizyokratlar, ekonomik hayatta doğal düzenin varlığına inanmalarından dolayı mülkiyetin ve doğal düzenin korunma altında tutulması gerektiğine ilişkin bazı çalışmaları da öne çıkartmıştır. Toplumu dört farklı sınıfta ele almışlardır.

Fizyokratlara göre toplum 4 sınıftan oluşur

  • Verimli sınıf (tarım işçileri)
  • Mülk sahipleri
  • Verimsiz sınıf (tüccarlar)
  • Esnaf ve serbest meslek erbabı

İlk üç sınıf bağımsız olsa da, ekonomide aktif bir rol üstlenmektedir. Ekonomide faaliyetlerini sürdürebilme açısından yeteri kadar sermaye bulundurmaktadır. İşçi sınıfı ise bağımlı ve pasif olmakla beraber sınıf tasniflerinde ikinci derece bir rol oynamaktadır. Birçok düşünür, Fizyokratların günümüz dünyasında önemli adımlar attığını ve öncü düşünceler sunduğunu dile getirmektedir. Bu yüzden hala günümüzde uygulanması muhtemel olan Fizyokratlar düşüncesi, bazı kesimlerde ele alınmaktadır.

Fransızlar tarafından tasarlanmış olan bu düşünce yapısı, 18.yy’dan sonra bu topraklarda tekrar uygulanmamıştır. Fakat bazı küçük topluluklar, tekrardan geliri toprak verimliliği ile kazanabilmek açısından Fizyokratlar düşüncesine karşı yoğun araştırmalar gerçekleştirmektedir. Açlığın çok olmasına rağmen toprak verimliliği olan ülkeler, bu düşünceler ile beraber var olan düzenlerini tekrar yapılandırabilmekte ve bir gelir elde etme olanaklarına sahip olabilmektedir. Bu düşünce ile yola çıkan kişi ve topluluklar, Fizyokratlar sayesinde ekstra gelir elde etme ve aynı zamanda sermayelerin daha düzenli bir şekilde öne çıkmasına imkan tanımaktadır.

Kendi dönemi için yani 1700’lü yıllar düşünüldüğünde fizyokrasi son derece mantıklı görülmeli. Ancak sanayi devrimi sonrasında değişen dünya düzenine baktığımızda toprağa dayalı üretimin artık sadece gelişmemiş veya az gelişmiş ülkelerde yapıldığını, daha iyi durumdaki ülkelerin sanayi ve hizmet sektörüne önem verdiğini görüyoruz. Küreselleşme, fizyorasiyi bitirmiş gibi değerlendirebiliriz.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here